Cam fiber diş Kenar

Diş Hekimliğinde Retansiyonu geliştirmek ve kolaylaştırmak amacı ile son olarak metaller ile yapIştıncılar arasında kimyasal bağ kurmak yoluna gidilmiştir. Mikro mekanik tutucu elementler ve kimyasal yapıştırıcı sistemler kullanıldığında makro mekanik tutuculuk istemi azalacak, bu sayede restorasyonun daha ince ve daha dirençli hale getirilmesi kolay olacaktır. Bu sistem mikro sızıntının da azalmasına destek olacaktır. Bu amaca yönelik olarak iki ayrı yöntemden yararlanılabimektedir

Metal yüzeylerinin silan kaplanması ve silanlanmış restorasyonun kompozit ile yapıştırılması ya da silan bazlı bir yapıştırıcı kullanılmasıdır. Bu durumda, restorasyonun doku yüzeylerinin yalnızca okside edilmesinin yeterli olduğu bildirilmiştir. Metal yüzeylerinin silan kaplanması için çeşitli cihazlar bulunmaktadır. Bunlardan biri olan “Sili-coater” ile metal üzerine alev proliz yöntemiyle tetraoksilan püskürtülerek ince ve camımsı karakterde SiOx-C tabakası oluşturulmuştur. Bu tabaka ile silanlar arasında oluşan Si-OH ve AI-OH grupları metal ve kompozit arasında kimyasal bağ oluştururlar. Cihaz ve kullanılan malzeme ise pahalıdır ve yöntem en az elektro korozyon kadar hassas ve zordur.

Yapıştırma ajanlarının geliştirilmesi ve yapıştırıcıların ortaya çıkması retansiyon problemini büyük ölçüde azaltmıştır. Temel prensip, alaşım yüzeyinde yapıştırıcı ile reaksiyona girebilecek bir oksit tabakası oluşturmaktır. Cr-Co alaşımları için yüzeyin 50 pm Al203 ile kumlanması ve basitçe yıkanarak ya da ultrasonik banyo ile temizlenmesi yeterlidir. Ni-Cr köprülerde ise yüzeyde bir NiO tabakası oluşturmak için “anodik oksidasyon” ya da “aside daldırma ” yöntemlerinin gerekli olduğu bildirilmiştir. Gerek anodik oksidasyon, gerekse aside daldırma yöntemleri, elektrokimyasal etching ve kimyasal etching ile yaklaşık olarak aynıdır. Ancak yöntemi kolaylaştırmak için bazı özel cihazlar da bulunmaktadır. Soy metal alaşımlarında ise, alaşım yüzeyinin ısıtma ya da kalay kaplama yolu ile okside edilmesi önerilmiştir.
Yüzeyi basitçe okside edilmiş ve orga-nosilan yapıştırıcılarla yapıştırılmış köprülerin metal yüzeyinde makro mekanik retansiyon bulunmadığından, gerçek anlamda adezyona dayalı bir retansiyon sistemine sahip oldukları ve gerçek “Adeziv diş Köprüler” olarak tanımlanabilecekleri ifade edilmiştir.

Tutuculuk nasıl sağlanıyor?

Reklamlar

Cam fiberle güçlendirmeler

Klinik diş hekimliğinde fiberle güçlendirmeler 1960 ve 7011 yıllarda araştırıcılar atandan polfmatlf metakrilat protezleri cam veya karbon fiberlerle göç-londirmoye çalışmışlar, daha sonra 1080’H yıllarda benzer denemeler tekrar-lanmıştır. Implant üttü sabit protez resto¬rasyonları, ortodontik tutucular ve «punt¬lar İçin ffborlo güçlandlrllmiş prototlk alt yapı yapımına yönelik İlk çabalar başlatıl-mıştır, Bu materyaller ve tekniklerin labo-ratuvar denemelerinde artmış mekanik özellikler göstermelerine rağmen, klinik kullanımda mekanik özellikler gösterme-larlne rağmen, klinik kullanımda mekanik özelliklerin yetersizliği ve uygulama zor¬luklarından dolayı, çok fazla kabul görme-mişlerdir.
Tavsiye edilen uygulamaların çoğu, fi-berlerin dental rezin içine el ile yerleştiril-mesi İle ilgiliydi. Bu uygulamalar sırasın¬da serbest fiberleri el ile şekillendirmek çok zor olmakta ve bozulmalarını ve/veya kontamlne olmalarını engellemek İçin çok büyük dikkat gerekmekteydi. Bu yüzden fiberlerin eklenmesiyle mekanik özellikler artarken, bu ilerlemenin derecesi ticari ui’ünlerdo sağlanan başarıdan çok uzak¬taydı. Beklenenden daha düşük mekanik sonuçlar alınmasının İki sebebi olabilece-
Öl düşünülmekteydi. Bunlardan birincisi dentairazinlerin içine yerleştirilen fiberin atkın İçeriğinin hacım olarak %15’den dü-•* olması, ikincisi isa fiber yığınlarının razınla düşük oranda ıslatılabilmesi ve buna bağlı olarak fiberle rezin arasında boşluğa veya uygun olmayan birleşmeye neden olunmasıydı. Fiberle güçlendirme-nln teoride olduğu kadar etkili olmaması endüstriyel ürünlerin hacim olarak %50-%70 oranında fiber içermesi ile açıklan¬mıştır.
1980’li yılların sonlarında, araştırıcılar rezin tarafından fiberlerin tam doyurulma¬sı, fiber ile matrika arasındaki etkili birleş¬menin önemine dikkat çekerek, diş he¬kimliği için uygun teknikler geliştirmeye başlamışlardır.
Bu tekniklerden biri, diş hekimi veya diş teknisyeninin fiber demetlerine düşük viskoziten rezlni elle uygulaması ve tam bir ıslatma sağlamasıdır. Bu uygulama uygun fiber ve rezin seçilmesi ve el bece¬risi gerektirmesi gibi dezavantajlara sa¬hiptir. Diğer teknik İsa, kontrollü imal yön¬temleri ile hazırlanmış, önceden doyurul¬muş fiber demetlerinin kullanılmasıdır. Birkaç farklı İmal yöntemi bulunmasına rağmen bunların hepsinde fiberler fabri¬kasyon otarak rezin içine sarılarak, rezinin fiber yığını İçine girmesi sağlanmaktadır.